Menü
close
Üye Giriş
close
Google İle GirişFacebook İle Giriş
logo
Okuma Yolculuğuna Başla!
Üyelere özel Timaş Ayrıcalıkları İçin Şimdi Ücretsiz Katıl
GiftSiparişine Özel Sürpriz Hediyeler
DiscountAlışverişlerine Özel İndirimler
Cargo-Plus990 TL ve Üzeri Alışverişlerde Ücretsiz Teslimat
+Kayıt Ol
Yeni
Paylaş
Dünyanın Sonunu Düşünmek - 1

Dünyanın Sonunu Düşünmek

Eskiden sonumuzu bekliyorduk, şimdi sonumuzu getiriyoruz.
Kitap Hakkında

Böyle geliyor işte dünyanın sonu,
değil bir gümbürtüyle ama bir ah'la.

Hemen her çağda "kıyametin tam da kendi çağında kopacağına" inananlar oldu. Eskinin kâhinleri takvimleri çevirir, gökyüzündeki yıldızları okurdu. Modern dünyanın kâhinleri ise Kıyamet Saati'nin ibresini ayarlayan bilim insanları. Bu saat, insanın nükleer silahlara, iklim krizine ve kendi oluşturduğu teknolojik canavarlara olan mesafesine göre ilerliyor. Sonu haber veren söylemin sahipleri tapınaklardan meydanlara, popülist sandık retoriklerine iniyor: Eskiden sonumuzu bekliyorduk, şimdi sonumuzu getiriyoruz.

Gılgamış’ın tufanından Hint zaman çarkının karanlık çağı Kali Yuga’ya, Ragnarök’ten Zerdüştlüğün nihai yenilenme tasavvuruna uzanan kadim anlatılarda son, kimi zaman bir döngünün, kimi zaman ilahi hükmün, kimi zaman da yeni bir başlangıcın adıydı. Dante’nin İlahi Komedya’sında ölümden sonraki hesaplaşma bireyin hikâyesine dönüşürken, Frankenstein’da yaratıcının rolüne soyunan insan, kendi eserinin sorumluluğundan kaçıyordu. Bergman’ın sessiz Tanrı’sından Saramago ve Atwood’un distopyalarına uzanan modern anlatılarda felaket artık insanın kurduğu dünyanın içinden yükseliyor. The Road ve Station Eleven ise başka bir soru soruyor: Her şey yıkıldığında, iyilikten, hafızadan ve umuttan geriye ne kalır?

Dünyanın Sonunu Düşünmek: Kıyametin Kültürel Tarihi, en gizemli ortak derdimizi; kendi sonunu hayal edebilen ama bu hayali kurarken bundan hem korkup hem de büyülenen hâlimizi masaya yatırıyor. Mitolojiden edebiyata, sinemadan çağdaş siyasete uzanarak kıyametin farklı dillerinin izini sürüyor. İnsanlığın sonunu nasıl hayal ettiğinden hareketle daha temel sorulara ulaşıyor: Dünyanın sonunu neden düşünüyoruz? Ve bu düşünce, henüz sona ermemiş bir dünyada nasıl yaşamamız gerektiğine dair bize ne söylüyor?

325,00 TL
227,50 TL
%30
Para Puan: 23 Okur Puan
Betül Özel Çiçek
Yazar
Betül Özel Çiçek
Yazarın Diğer KitaplarıTimaş Tarih Yayınevi Kitapları
Yayın Tarihi: 2026-11-01
Dizi: Kültür Tarihi
Kitaplık: Tarih Kitaplığı
Tüm Kitap Bilgileri...
(0)
Timaş Tarih
Betül Özel Çiçek  Dünyanın Sonunu Düşünmek
325,00 TL
227,50 TL
Kitap Bilgileri
close
Yayın Tarihi: 2026-11-01
Dizi: Kültür Tarihi
Kitaplık: Tarih Kitaplığı
Sayfa Sayısı: 232
Ebat: 13,5x21
Kapak Türü: Amerikan Cilt
Kağıt Tipi: 2. Hamur (HOLMEN-Kitap Kağıdı) (60 Gr. - 2 Bulk)
Baskı Sayısı: 1
Eser Dili: Türkçe
ISBN: 978-625-6767-88-1
Barkod: 9786256767881
Stok Kodu: 15201.01.6801
Kitap Hakkında
close

Böyle geliyor işte dünyanın sonu,
değil bir gümbürtüyle ama bir ah'la.

Hemen her çağda "kıyametin tam da kendi çağında kopacağına" inananlar oldu. Eskinin kâhinleri takvimleri çevirir, gökyüzündeki yıldızları okurdu. Modern dünyanın kâhinleri ise Kıyamet Saati'nin ibresini ayarlayan bilim insanları. Bu saat, insanın nükleer silahlara, iklim krizine ve kendi oluşturduğu teknolojik canavarlara olan mesafesine göre ilerliyor. Sonu haber veren söylemin sahipleri tapınaklardan meydanlara, popülist sandık retoriklerine iniyor: Eskiden sonumuzu bekliyorduk, şimdi sonumuzu getiriyoruz.

Gılgamış’ın tufanından Hint zaman çarkının karanlık çağı Kali Yuga’ya, Ragnarök’ten Zerdüştlüğün nihai yenilenme tasavvuruna uzanan kadim anlatılarda son, kimi zaman bir döngünün, kimi zaman ilahi hükmün, kimi zaman da yeni bir başlangıcın adıydı. Dante’nin İlahi Komedya’sında ölümden sonraki hesaplaşma bireyin hikâyesine dönüşürken, Frankenstein’da yaratıcının rolüne soyunan insan, kendi eserinin sorumluluğundan kaçıyordu. Bergman’ın sessiz Tanrı’sından Saramago ve Atwood’un distopyalarına uzanan modern anlatılarda felaket artık insanın kurduğu dünyanın içinden yükseliyor. The Road ve Station Eleven ise başka bir soru soruyor: Her şey yıkıldığında, iyilikten, hafızadan ve umuttan geriye ne kalır?

Dünyanın Sonunu Düşünmek: Kıyametin Kültürel Tarihi, en gizemli ortak derdimizi; kendi sonunu hayal edebilen ama bu hayali kurarken bundan hem korkup hem de büyülenen hâlimizi masaya yatırıyor. Mitolojiden edebiyata, sinemadan çağdaş siyasete uzanarak kıyametin farklı dillerinin izini sürüyor. İnsanlığın sonunu nasıl hayal ettiğinden hareketle daha temel sorulara ulaşıyor: Dünyanın sonunu neden düşünüyoruz? Ve bu düşünce, henüz sona ermemiş bir dünyada nasıl yaşamamız gerektiğine dair bize ne söylüyor?

T-Soft 360 Logo T-SOFT E-Ticaret Sistemleriyle Hazırlanmıştır