Menü
close
Üye Giriş
close
Google İle GirişFacebook İle Giriş
logo
Okuma Yolculuğuna Başla!
Üyelere özel Timaş Ayrıcalıkları İçin Şimdi Ücretsiz Katıl
GiftSiparişine Özel Sürpriz Hediyeler
DiscountAlışverişlerine Özel İndirimler
Cargo-Plus990 TL ve Üzeri Alışverişlerde Ücretsiz Teslimat
+Kayıt Ol
Paylaş
Halife II. Abdülhamid'in Hac Siyaseti - 1

Halife II. Abdülhamid'in Hac Siyaseti

II. Abdülhamid ve Onun Kutsal Topraklar Siyaseti Bu Kitapta!
Kitap Hakkında
Yayına Hazırlayan: Gülden Sarıyıldız - Ayşe Kavak
XIX. yüzyılın ikinci yarısında hacıların sayısının 300 binlere varması, dünyanın dört bir tarafından gelen Müslümanların Hicaz’da buluşup kardeşliklerini pekiştirmesi Batılıları, özellikle Osmanlı birliğini bozmaya yönelik politikalar izleyen İngiltere’yi rahatsız etmektedir. Bu nedenle, dünya kamuoyuna, hacıların sıhhi olmayan şartlarda hac yaptıklarını, Hicaz̻'a giden Hintli Müslümanlar ve dilencilerin, buradan Avrupa’ya pek çok hastalığı ve o dönemde şiddeti gittikçe artan kolerayı taşıdıkları şayiasını yayar.
Bu şayia İslam dünyasında Osmanlı Devleti ve halife alayhinde bir propaganda unsuru olarak kullanıldığı gibi, Batılı devletlerde yaşayan Müslüman tebaanın Hicaz’a gitmesi de engellenir. Batı'nın hac üzerinden yürüttüğü bu siyasetle mücadele etmek üzere, Dr. Mehmed Şakir Bey konuyla ilgili pek çok neşriyatta bulunur.
1890 yılında ilahi bir işaretle, hacca gitmek üzere Seraskerlik’e başvuran Şakir Bey İstanbul’dan gemiyle Mekke’ye doğru yola çıkar. Yolculuğu boyunca uğradığı yerleri, gördüklerini en ince detaylarına kadar not alır. Cidde, Mekke, Taif, Arafat, Müzdelife, Mina, Medine ve Yenbuğulbahr’da yaptığı incelemelerde müspet ve menfi tüm yönleriyle haccı değerlendirecek verilere ulaşır. Hacı olup döndüğünde de Halife Abdülhamid bunları kendisine bir rapor olarak sunmasını ister. Bu rapor II. Abdülhamid’in hac siyasetinin bir parçası olarak hıfzıssıhhasının esaslarını oluşturacaktır. Bu bağlamda Osmanlı Devleti’nin hac siyaseti, “siyaset-i tıbbiye” denilen bir kavramla birlikte yeniden şekillenir. Hadimü’l-Haremeyn olan Halife II. Abdülhamid’in kutsal topraklarda hacıların huzurlu bir şekilde ibadetlerini yapabilmeleri için aldığı önlemler, yaptırdığı hastane, misafirhane vb. yapılar bu raporun verileri ışığında vukubulan hadiselerdir.
İşte elinizdeki eser, bu seyahatname-raporun tab’a bürünmüş halidir.
450,00 TL
315,00 TL
%30
Para Puan: 32 Okur Puan
27.10.2026 tarihinde kargoda
Timaş Tarih
Mehmed Şakir Bey  Halife II. Abdülhamid'in Hac Siyaseti
450,00 TL
315,00 TL
Kitap Bilgileri
close
Yayın Tarihi: 2009-07-31
Dizi: Hatırat
Kitaplık: Tarih Kitaplığı
Sayfa Sayısı: 368
Kapak Türü: Amerikan Cilt
Kağıt Tipi: 2. Hamur (HOLMEN-Kitap Kağıdı) (60 Gr. - 2 Bulk)
Baskı Sayısı: 1
Eser Dili: Türkçe
Orijinal Dili: Türkçe
ISBN: 978-605-114-035-3
Barkod: 9786051140353
Stok Kodu: 15201.01.2127
Kitap Hakkında
close
Yayına Hazırlayan: Gülden Sarıyıldız - Ayşe Kavak
XIX. yüzyılın ikinci yarısında hacıların sayısının 300 binlere varması, dünyanın dört bir tarafından gelen Müslümanların Hicaz’da buluşup kardeşliklerini pekiştirmesi Batılıları, özellikle Osmanlı birliğini bozmaya yönelik politikalar izleyen İngiltere’yi rahatsız etmektedir. Bu nedenle, dünya kamuoyuna, hacıların sıhhi olmayan şartlarda hac yaptıklarını, Hicaz̻'a giden Hintli Müslümanlar ve dilencilerin, buradan Avrupa’ya pek çok hastalığı ve o dönemde şiddeti gittikçe artan kolerayı taşıdıkları şayiasını yayar.
Bu şayia İslam dünyasında Osmanlı Devleti ve halife alayhinde bir propaganda unsuru olarak kullanıldığı gibi, Batılı devletlerde yaşayan Müslüman tebaanın Hicaz’a gitmesi de engellenir. Batı'nın hac üzerinden yürüttüğü bu siyasetle mücadele etmek üzere, Dr. Mehmed Şakir Bey konuyla ilgili pek çok neşriyatta bulunur.
1890 yılında ilahi bir işaretle, hacca gitmek üzere Seraskerlik’e başvuran Şakir Bey İstanbul’dan gemiyle Mekke’ye doğru yola çıkar. Yolculuğu boyunca uğradığı yerleri, gördüklerini en ince detaylarına kadar not alır. Cidde, Mekke, Taif, Arafat, Müzdelife, Mina, Medine ve Yenbuğulbahr’da yaptığı incelemelerde müspet ve menfi tüm yönleriyle haccı değerlendirecek verilere ulaşır. Hacı olup döndüğünde de Halife Abdülhamid bunları kendisine bir rapor olarak sunmasını ister. Bu rapor II. Abdülhamid’in hac siyasetinin bir parçası olarak hıfzıssıhhasının esaslarını oluşturacaktır. Bu bağlamda Osmanlı Devleti’nin hac siyaseti, “siyaset-i tıbbiye” denilen bir kavramla birlikte yeniden şekillenir. Hadimü’l-Haremeyn olan Halife II. Abdülhamid’in kutsal topraklarda hacıların huzurlu bir şekilde ibadetlerini yapabilmeleri için aldığı önlemler, yaptırdığı hastane, misafirhane vb. yapılar bu raporun verileri ışığında vukubulan hadiselerdir.
İşte elinizdeki eser, bu seyahatname-raporun tab’a bürünmüş halidir.
T-Soft 360 Logo T-SOFT E-Ticaret Sistemleriyle Hazırlanmıştır