Menü
close
Üye Giriş
close
Google İle GirişFacebook İle Giriş
Okuma Yolculuğuna Başla!
Üyelere özel Timaş Ayrıcalıkları İçin Şimdi Ücretsiz Katıl
GiftSiparişine Özel Sürpriz Hediyeler
DiscountAlışverişlerine Özel İndirimler
Cargo-Plus990 TL ve Üzeri Alışverişlerde Ücretsiz Teslimat
+Kayıt Ol
Paylaş
İstanbul'un Çağrısı - 1

İstanbul'un Çağrısı

İstanbul un Fethinin Kendi Dilinden Hikâyesi. Bu sana adanmış bir fetihtir ya Resulullah
Kitap Hakkında

Ben Konstantinapol... Dünyanın göz bebeği…

Ay ışığı sularıma vuruyor... Beni cennete benzetiyor elçiler. “Altından nehirler geçen cennet. Selam sana Konstantiniyye, ey Peygamber müjdesi. Geleceğiz, bekle bizi.”

Ve yürüyor bir hükümdar…

Tuğlar, davullar, kösler, nakkarelerle... Tuğların rüzgârına tutulmuş kızıl, kara, doru, beyaz donlu atlarla... Kanatlı bir kısrak öncülüğünde aşılıyor surlarım...Gece kadar siyah. Topuklarına kadar uzanan yelesi, gök rengi gözleri…

Ve ben düşümde bu düşü anlatıyorum.

 

Sultan Mehmed’in rüyası. İmparator Konstantin’in ve Bizans’ın son sığınağı. Peygamber sözüyle müjdelenen, İsa’nın ve Meryem’in himayesinde olduğuna inanılan, uğruna candan geçilen şehir. Erguvan renkli tüllerle bezenmiş davetkâr güzel. İstanbul.

Bir önceki romanı Lâ’l ile TYB’den “Yılın Romanı Ödülü”nü alan Ayşe Kara, İstanbul’un Çağrısı’nda yine çok katmanlı bir kurguyla çıkıyor okurların karşısına. Ve ilk defa denenen bir şeyi yaparak tüm zamanların rüya şehrine bu şehir uğruna olanı biteni kendi ağzından anlattırıyor. Sultan Mehmed’in, XI. Konstantin’in, Elif’in, Anna’nın, Babanakkaş’ın, Ak Şeyh’in, Celep Munzur’un, Longo’nun, Burunsuz Gregoryus’un, Nalbantoğlu İhsan’ın, Talihi Yaver Turan’ın ve Çakır’ın İstanbul’unu…

Bir yanda bin yıllık başkentlerini kaybetme ihtimalini ilk kez bu kadar derinden hisseden Bizanslılar, bir yanda Peygamber müjdesine erişebilmek için her şeyi göze almış Türkler...

Ve Osmanlı ordugâhında peş peşe işlenen cinayetler, yürek söken esrarengiz bir katil…

Bir Bizans oyunu mu bu? Yoksa Sultan Mehmed’in hiç beklemediği yerden gelecek bir hesaplaşma mı?

Çağlar açıp çağlar kapatan topların yıkamadığı, aşılamayan surların bir sırrı mı var? Sır nedir?

Kutsal Sandık, Rum ateşi, karadan yürüyen gemiler, suda seken toplar, şehrin altını avuçlarının içi gibi bilen lağımcılar… Bir şehri korumak ya da fethetmek için ne gerekir?

“Ah! Tarihteki muhasaraların en ihtişamlısı.”

Ayşe Kara’dan karakterleri, kurgusu, tarihi atmosferi, incelikle işlenmiş detayları ve kuşatıcı bakışıyla İstanbul’a, Bizans’a ve Osmanlı’ya dair unutulmayacak bir roman; İstanbul’un Çağrısı…

375,00 TL
187,50 TL
%50
Para Puan: 19 Okur Puan
Saat Dakika içerisinde sipariş verirseniz, bugün kargoda.
Timaş Yayınları
Ayşe Kara  İstanbul'un Çağrısı
375,00 TL
187,50 TL
Kitap Bilgileri
close
Yayın Tarihi: 2018-04-30
Çizer: Devrim Erbil
Dizi: Roman
Kitaplık: Edebiyat Kitaplığı
Sayfa Sayısı: 592
Kapak Türü: Amerikan Cilt
Kağıt Tipi: 2. Hamur (HOLMEN-Kitap Kağıdı) (60 Gr. - 2 Bulk)
Baskı Sayısı: 1
Eser Dili: Türkçe
Orijinal Dili: Türkçe
ISBN: 978-605-08-2668-5
Barkod: 9786050826685
Stok Kodu: 15201.01.4371
Kitap Hakkında
close

Ben Konstantinapol... Dünyanın göz bebeği…

Ay ışığı sularıma vuruyor... Beni cennete benzetiyor elçiler. “Altından nehirler geçen cennet. Selam sana Konstantiniyye, ey Peygamber müjdesi. Geleceğiz, bekle bizi.”

Ve yürüyor bir hükümdar…

Tuğlar, davullar, kösler, nakkarelerle... Tuğların rüzgârına tutulmuş kızıl, kara, doru, beyaz donlu atlarla... Kanatlı bir kısrak öncülüğünde aşılıyor surlarım...Gece kadar siyah. Topuklarına kadar uzanan yelesi, gök rengi gözleri…

Ve ben düşümde bu düşü anlatıyorum.

 

Sultan Mehmed’in rüyası. İmparator Konstantin’in ve Bizans’ın son sığınağı. Peygamber sözüyle müjdelenen, İsa’nın ve Meryem’in himayesinde olduğuna inanılan, uğruna candan geçilen şehir. Erguvan renkli tüllerle bezenmiş davetkâr güzel. İstanbul.

Bir önceki romanı Lâ’l ile TYB’den “Yılın Romanı Ödülü”nü alan Ayşe Kara, İstanbul’un Çağrısı’nda yine çok katmanlı bir kurguyla çıkıyor okurların karşısına. Ve ilk defa denenen bir şeyi yaparak tüm zamanların rüya şehrine bu şehir uğruna olanı biteni kendi ağzından anlattırıyor. Sultan Mehmed’in, XI. Konstantin’in, Elif’in, Anna’nın, Babanakkaş’ın, Ak Şeyh’in, Celep Munzur’un, Longo’nun, Burunsuz Gregoryus’un, Nalbantoğlu İhsan’ın, Talihi Yaver Turan’ın ve Çakır’ın İstanbul’unu…

Bir yanda bin yıllık başkentlerini kaybetme ihtimalini ilk kez bu kadar derinden hisseden Bizanslılar, bir yanda Peygamber müjdesine erişebilmek için her şeyi göze almış Türkler...

Ve Osmanlı ordugâhında peş peşe işlenen cinayetler, yürek söken esrarengiz bir katil…

Bir Bizans oyunu mu bu? Yoksa Sultan Mehmed’in hiç beklemediği yerden gelecek bir hesaplaşma mı?

Çağlar açıp çağlar kapatan topların yıkamadığı, aşılamayan surların bir sırrı mı var? Sır nedir?

Kutsal Sandık, Rum ateşi, karadan yürüyen gemiler, suda seken toplar, şehrin altını avuçlarının içi gibi bilen lağımcılar… Bir şehri korumak ya da fethetmek için ne gerekir?

“Ah! Tarihteki muhasaraların en ihtişamlısı.”

Ayşe Kara’dan karakterleri, kurgusu, tarihi atmosferi, incelikle işlenmiş detayları ve kuşatıcı bakışıyla İstanbul’a, Bizans’a ve Osmanlı’ya dair unutulmayacak bir roman; İstanbul’un Çağrısı…

T-Soft 360 Logo T-SOFT E-Ticaret Sistemleriyle Hazırlanmıştır