Menü
close
Üye Giriş
close
Google İle GirişFacebook İle Giriş
Okuma Yolculuğuna Başla!
Üyelere özel Timaş Ayrıcalıkları İçin Şimdi Ücretsiz Katıl
GiftSiparişine Özel Sürpriz Hediyeler
DiscountAlışverişlerine Özel İndirimler
Cargo-Plus990 TL ve Üzeri Alışverişlerde Ücretsiz Teslimat
+Kayıt Ol
Paylaş
Öyle Geçer ki Zaman / Teoman Duralı Kitabı - 1
Kampanyanın Bitmesine Kalan Süre
00Gün
00Saat
00Dakika
00Saniye

Öyle Geçer ki Zaman / Teoman Duralı Kitabı

Türk Düşüncesinin Sessiz Dehası
Kitap Hakkında

Bir âlem, bir âlim, bir dosttu... Aldığı onca ödül, sitayiş veya methiye hayatta en hakiki mürşitlerden saydığı sahici samimiyetini hiç gölgelemedi. Görünmeyi dert edenler bir görünür, bir kaybolur. O, görünmeyi dert etmeden görünürleşerek bir deniz feneri haline geldi. Doğdu; haylaz bir çocuktu. Mütevazı bir şekilde filozofça yaşadı ve dimdik ayakta kucakladı ölümü. Her şeyden önce ve sonra bir insandı. İnsansa “ölçülmez, biçilmez, kalıba sığmaz bir bilmece!”

***

Teoman Duralı, sadece bir felsefeci değil; çağını aşan bir medeniyet düşünürüydü.
Bir biyolog titizliğiyle düşüncenin damarlarında gezinir, bir kâşif gibi hakikatin izini sürerdi. Sadece düşünce hayatımıza kattıklarıyla değil, yaşantısıyla da ufuk açan Duralı’nın Zonguldak’taki çocukluk günlerinden İstanbul Üniversitesi’nin kürsülerine,
Batı düşüncesiyle hesaplaşmasından Türk medeniyet tasavvurunu yeniden kurma çabasına uzanan entelektüel yolculuğu kendi sözleriyle dile geliyor.

Modern çağın salvolarına karşı dimdik duran bir bilincin, Batı’nın büyüsüne kapılmadan evrensel düşünmenin ve Türkiye’de felsefe yapmanın onurlu yalnızlığının hikâyesi bu.

***

Babamızın hayatında mihenk taşı olan iki kavram vardır; utanma duygusu ve ödev bilinci. Bunu bizlere öncelikle davranışlarıyla ve yaşantısıyla aktarmaya çalışmıştır."
Elif Çağlayan-Deniz Duralı

“Teoman Duralı'nın hem yaşam hem fikir dünyası, modernliğin maddeci anlayışına karşı, ahlak, hikmet ve metafizik derinlik üzerine kurulu bütüncül bir insan ve medeniyet tasavvurudur. Ona göre 'beşer' olarak doğulur, ahlak, hikmet ve terbiye yolculuğu sonunda 'insan' olunur.

Ahmet Dağ 

"Batı’nın merak ve titizliği, Doğu’nun bilgelik ufku. İnsana, kültüre, coğrafyaya dostluk. Muhteşem bir gözlem yeteneği üzerine felsefeyle örülü bir tefekkür. İşte dost Teoman Duralı’nın gönlümüzden hiç silinmeyecek izleri."

Prof. Dr. Kenan Gürsoy

Arka iç kapak:

Ve, sonuç olarak:

Duralı'nın, çağın tüketiciliğine ve sığlığına karşı tüm bu keskin felsefi itirazları ve bu itirazların ortaya çıkardığı ikilikler, nihayetinde bir seçimle sonuçlanır. Kitap, sarsıcı bir üslupla, okuru bu ikilikler karşısında bir tavır almaya davet eder:

  • Ya, Zaman’ın önlenemez akışına kapılıp köksüz, hafızasız, amaçsız ve yalnız bir birey olarak tükenecektir.
  • Ya da, Zaman'ın anlamlı sürekliliğini keşfederek, bir medeniyet varlığı olarak geleneğin bilgeliğiyle buluşacak ve yeni bir anlam dünyası inşa etmek için mücadele edecektir.

Duralı'nın kendisi, radikal bir eleştirel duruşla, kitabın her satırında ikinci seçeneğin savunuculuğunu yapar. "Öyle Geçer ki Zaman" bu tercihin manifestosudur.

Çiğdem Dürüşken

550,00 TL
330,00 TL
%40
Bugüne Özel %40 İndirim
Para Puan: 33 Okur Puan
Saat Dakika içerisinde sipariş verirseniz, bugün kargoda.
Timaş Tarih Yayınevi Kitapları
Yayın Tarihi: 2025-11-01
Dizi: Hatırat - Nehir Söyleşi
Kitaplık: Tarih Kitaplığı
Tüm Kitap Bilgileri...
(0)
Timaş Tarih
Ayşe Yılmaz  Öyle Geçer ki Zaman / Teoman Duralı Kitabı
550,00 TL
330,00 TL
Kitap Bilgileri
close
Yayın Tarihi: 2025-11-01
Dizi: Hatırat - Nehir Söyleşi
Kitaplık: Tarih Kitaplığı
Sayfa Sayısı: 448
Ebat: 16x24
Kapak Türü: Amerikan Cilt
Kağıt Tipi: 2. Hamur (HOLMEN-Kitap Kağıdı) (60 Gr. - 2 Bulk)
Baskı Sayısı: 1
Eser Dili: Türkçe
ISBN: 978-625-6767-68-3
Barkod: 9786256767683
Stok Kodu: 15201.01.6548
Kitap Hakkında
close

Bir âlem, bir âlim, bir dosttu... Aldığı onca ödül, sitayiş veya methiye hayatta en hakiki mürşitlerden saydığı sahici samimiyetini hiç gölgelemedi. Görünmeyi dert edenler bir görünür, bir kaybolur. O, görünmeyi dert etmeden görünürleşerek bir deniz feneri haline geldi. Doğdu; haylaz bir çocuktu. Mütevazı bir şekilde filozofça yaşadı ve dimdik ayakta kucakladı ölümü. Her şeyden önce ve sonra bir insandı. İnsansa “ölçülmez, biçilmez, kalıba sığmaz bir bilmece!”

***

Teoman Duralı, sadece bir felsefeci değil; çağını aşan bir medeniyet düşünürüydü.
Bir biyolog titizliğiyle düşüncenin damarlarında gezinir, bir kâşif gibi hakikatin izini sürerdi. Sadece düşünce hayatımıza kattıklarıyla değil, yaşantısıyla da ufuk açan Duralı’nın Zonguldak’taki çocukluk günlerinden İstanbul Üniversitesi’nin kürsülerine,
Batı düşüncesiyle hesaplaşmasından Türk medeniyet tasavvurunu yeniden kurma çabasına uzanan entelektüel yolculuğu kendi sözleriyle dile geliyor.

Modern çağın salvolarına karşı dimdik duran bir bilincin, Batı’nın büyüsüne kapılmadan evrensel düşünmenin ve Türkiye’de felsefe yapmanın onurlu yalnızlığının hikâyesi bu.

***

Babamızın hayatında mihenk taşı olan iki kavram vardır; utanma duygusu ve ödev bilinci. Bunu bizlere öncelikle davranışlarıyla ve yaşantısıyla aktarmaya çalışmıştır."
Elif Çağlayan-Deniz Duralı

“Teoman Duralı'nın hem yaşam hem fikir dünyası, modernliğin maddeci anlayışına karşı, ahlak, hikmet ve metafizik derinlik üzerine kurulu bütüncül bir insan ve medeniyet tasavvurudur. Ona göre 'beşer' olarak doğulur, ahlak, hikmet ve terbiye yolculuğu sonunda 'insan' olunur.

Ahmet Dağ 

"Batı’nın merak ve titizliği, Doğu’nun bilgelik ufku. İnsana, kültüre, coğrafyaya dostluk. Muhteşem bir gözlem yeteneği üzerine felsefeyle örülü bir tefekkür. İşte dost Teoman Duralı’nın gönlümüzden hiç silinmeyecek izleri."

Prof. Dr. Kenan Gürsoy

Arka iç kapak:

Ve, sonuç olarak:

Duralı'nın, çağın tüketiciliğine ve sığlığına karşı tüm bu keskin felsefi itirazları ve bu itirazların ortaya çıkardığı ikilikler, nihayetinde bir seçimle sonuçlanır. Kitap, sarsıcı bir üslupla, okuru bu ikilikler karşısında bir tavır almaya davet eder:

  • Ya, Zaman’ın önlenemez akışına kapılıp köksüz, hafızasız, amaçsız ve yalnız bir birey olarak tükenecektir.
  • Ya da, Zaman'ın anlamlı sürekliliğini keşfederek, bir medeniyet varlığı olarak geleneğin bilgeliğiyle buluşacak ve yeni bir anlam dünyası inşa etmek için mücadele edecektir.

Duralı'nın kendisi, radikal bir eleştirel duruşla, kitabın her satırında ikinci seçeneğin savunuculuğunu yapar. "Öyle Geçer ki Zaman" bu tercihin manifestosudur.

Çiğdem Dürüşken

T-Soft 360 Logo T-SOFT E-Ticaret Sistemleriyle Hazırlanmıştır