
Tutsak
İnsan, sevgiye tutsak olmadan yaşabilir mi?
| Marka | : Timaş Yayınları |
| Kitaplık | : Edebiyat Kitaplığı |
| Diziler | : Dünya Edebiyatı |
| Sayfa / Ebat | : 224s. / 13,5x21 |
| İlk ve Son Baskı | : Mart’26 / Mart’26 |
| Baskı Sayısı | : 1 |
| Tercüman | : |
| Kapak Tasarım | : |
| ISBN | : 978-605-08-4991-2 |
| Barkod | : 9786050849912 |
| Orijinal Dil | : İngilizce |
KDV Dahil Fiyat
Arka kapak
Cephede ağır yaralanan bir asker, onu hayata bağlayan aşk, fotoğrafın ışık ve karanlıkla kurduğu gizemli ilişki, yas ve geride kalanların sessiz dirayeti…
Tutsak, Birinci Dünya Savaşı’nın gölgesinden günümüze uzanan, zamanın doğrusal değil katmanlı aktığı bir roman. Anne Michaels; savaş meydanlarından nehir kıyılarına, tren istasyonlarından evlere uzanan sahnelerle kayıp, sevgi ve bellek arasında asılı kalan hayatları anlatıyor. İnsanın, tarihin büyük kırılmaları içinde ne kadar kırılgan olduğunu ama sevginin gücüyle nasıl ayakta kalabildiğini gözler önüne seriyor.
Ödüllü yazar, şiirle romanın kesiştiği eşsiz yerde duran bu çarpıcı anlatıda okuru şu soruyla baş başa bırakıyor: İnsan, sevgiye tutsak olmadan yaşayabilir mi?
“Michaels tesadüflere, değişime, hatta yazgıya dair ışık saçan anlar aracılığıyla bize derinlikleri ve sığlıklarıyla insanlığımızı gösteriyor.” – Margaret Atwood
“Başkasının kollarında ve kalbinde tutulmayı ne çok arzu ederiz. Michaels, aşka ve hayatın ısrarına adanmış bu zarif ve sarsıcı methiyeye şair duyarlılığını ve ruhunu katıyor.” – Donna Seaman, Booklist
“Kuşaklar arasında ileri geri dolaşan Tutsak, görünürde tesadüfi karşılaşmaların yanı sıra yürek burkan kayıpları da yakalıyor; genç kadınlar eşlerini yitiriyor ve savaş tehdidi kuşaklar boyunca yankılanıyor. Fotoğrafçılar, şapka yapımcıları, sanatçılar, savaş muhabirleri ve uluslararası kriz çalışanlarından oluşan, iç içe geçmiş hayatların tümünde ortak olan, onları varacakları yere hangi güçlerin sürüklediğine dair ısrarlı bir sorgulama bu. Olasılıklar arasında aşk, tesadüf, parçacık teorisi, umut ve arzu yer alıyor; Michaels’ın bunları şiirsel bir bileşimle bir araya getirişi, varoluş ağını canlı tutan şeyin ne olduğuna dair çok katmanlı ve incelikli bir tartışma ortaya koyuyor. Makinedeki hayaletin aslında kalplerimizde olup olmadığı üzerine görkemli bir tefekkür.” – Kirkus Reviews




























