
Yeni
Gözler Nereye Kayboldu?
Saatler duruyor. Kurallar değişiyor. Bu tuhaf derste dünyaya, belki de ilk kez başkalarının değil, kendi gözlerinle bakmaya hazır mısın?
| Marka | : İlk Genç Timaş |
| Kitaplık | : İlk Gençlik |
| Diziler | : Özgür Romanlar |
| Sayfa / Ebat | : 144s. / 12,5x19,5 |
| İlk Baskı | : Mart’26 |
| ISBN | : 978-625-93075-3-4 |
| Barkod | : 9786259307534 |
175.00 TL
KDV Dahil Fiyat
Arka kapak
Aynada kendine bakınca kaç çift göz görüyorsun? BİR ÇİFT GÖZ OLMASI GEREK, DEĞİL Mİ? Benim için öyle değildi işte. Çünkü aynama sızmışlardı! Ta ki o tuhaf derse kadar. Yeni ve pat diye donup kalan gizemli bir öğretmenle… Kapalı kapıdan giren kara kediyle… Bizi gözetleyen işgüzar kargayla... Aniden başlayan hortuma rağmen... Bunca kargaşada ne mi öğrenmeye çalışıyoruz? O gereksiz gözlerden kurtulmayı tabii ki. Düşündük, sorguladık ve çarpık güzellik anlayışını alaşağı etmek için uğraşmaya karar verdik. Ta ki aynada kendimize ait bir çift göz kalana dek. Dünyaya sadece kendi kalbimizle bakana dek… ARAMIZA KATILMAYA HAZIR MISIN?
En önemli cümle
“Herkesin gözleri nasıl farklıysa gördüğü de farklıdır.”
Bu kitap neden önemli
Günümüzde çocuklar ve gençler, çok erken yaşlardan itibaren arkadaşlar arasında güzel
görünme yarışı, popüler olma baskısı ve “beğenilme” ihtiyacıyla karşı karşıya kalıyor.
Sosyal medya, diziler, videolar ve reklamlar üzerinden çocuklara tek tip bir güzellik ve
yaşam biçimi dayatılıyor.
Gençlerin artık yalnızca kendilerini değil, hayatlarını da başkalarının hayatlarıyla
karşılaştırıyor
ve bu karşılaştırmalar öz güvenlerini doğrudan etkiliyor.
Herkes gibi olmak, çoğu zaman güvenli görünse de bu durum kendini tanıma, kendini
kabul etme ve özgün olma becerilerini zayıflatıyor.
İşte bu kitap; güzellik, çirkinlik, popülerlik ve beğeni kavramlarını sorgulatıyor.
Gençlere dünyaya ve kendilerine başkalarının bakışıyla değil, kendi gözleriyle bakmaya,
kendi akıllarıyla düşünmeye, kendi kalpleriyle hissetmeye çağırıyor.
Gençlerin yalnızca akademik değil, duygusal ve düşünsel dayanıklılığa da ihtiyaç
duyduğu bir çağda, bu metin onlara sağlam bir iç pusula sunuyor. “Doğru budur.” diyerek
değil, “Senin doğrun hangisi?” diye sorarak.




























