Türkiye Tarihi-1 / Yeniçeri Ocağı'nın Kaldırılışından Iı. Mahmud'un Ölümüne Kadar (1826-1839) - Timaş Yayınları

turkiye-tarihi-1-yeniceri-ocaginin-kaldirilisindan-ii-mahmudun-olumune-kadar-1826-1839-9786256767706.jpg
Yeni

Türkiye Tarihi-1 / Yeniçeri Ocağı'nın Kaldırılışından Iı. Mahmud'un Ölümüne Kadar (1826-1839)

Meşhur Diplomat ve Şarkiyatçı Georg Rosen'in Kaleminden II. Mahmud Dönemi ve Sonrası Türkiye Tarihi! İlk Defa Hem de Prof. Dr. Kemal Beydilli Çevirisiyle....
Marka: Timaş Tarih
Kitaplık: Tarih Kitaplığı
Diziler: Osmanlı Tarihi
Sayfa / Ebat: 432s. / 15,5x23,5
İlk ve Son Baskı: Ocak’26 / Ocak’26
Baskı Sayısı: 1
Tercüman:
ISBN: 978-625-6767-70-6
Barkod: 9786256767706
Üst Başlık: Yeniçeri Ocağı'nın Kaldırılışından II. Mahmud'un Ölümüne Kadar (1826-1839)
650.00 TL

KDV Dahil Fiyat

Arka kapak

Georg Friedrich Wilhelm Rosen (1820-1891), diplomat olmakla beraber, aslında üst derecelerde bir Şark uzmanıdır. Şark bilimleri ve dilleri sahasında önemli isimleri barındıran ailesinin sevkiyle, kendisi de bu sahaya yönelmiştir. 1844 senesinde İstanbulʼda Prusya elçiliği tercümanı olarak bulunmuş, 1852-1867 arası Kudüsʼte Prusya Konsolosluğu vazifesini ifa etmiştir.  Telif ettiği çeşitli eserler hakkında elinizdeki kitapta gerekli bilgi verilmektedir. En önemli eseri olan Türkiye Tarihiʼni de Kudüsʼte bulunduğu sırada yazmıştır. 1867 ve 1875 yılları arasında Belgradʼdaki Kuzey Alman Konfederasyonuʼnun (1871ʼden sonra Alman İmparatorluğu) başkonsolosluğunu yapmış ve 1875ʼte doğduğu Detmoldʼa geri dönmüştür.

Rosen’in kaleme aldığı, Osmanlı Tarihi, Türkiye Tarihi ismi altında 2 cilt olarak yayımlanmıştır. Özellikle II. Mahmud dönemiyle alakalı yaptığı orijinal çalışmalarla bildiğimiz Prof. Dr. Kemal Beydilli’nin tercüme ettiği eserin birinci cildi olan bu çalışma, Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılışından Sultan II. Mahmud’un vefatına kadar dönemi ele almaktadır. 1866 ve 1867 yıllarında basılan Türkiye Tarihi, özellikle bir diplomat elinden çıkan bir diplomasi tarihi olması sebebiyle ayrı bir önem taşır. Bu anlamda eser, diplomatik mahfillerde dolaşan bilgiler ışığında ve kullandığı sair önemli kaynaklar ve belgeler müvacehesinde kaleme alınmış çok önemli bir kaynaktır. Eser Sultan Mahmudʼun vefatı ve oğlu Abdülmecidʼin cülusuyla sona erer (1839). Rosenʼin değerlendirmesini okuyalım:

Sultan Mahmud ömrünü, bütün bu gelişmelerin olumsuzlukları içinde başarısının herhangi bir meyvesini tadamadan geçirdi. Ama bütün bunlara rağmen, eseri yaşamaktadır ve Türk Devleti ayakta kaldığı müddetçe de yaşayacaktır...

Sultan Mahmud, ölümünün üzerinden çeyrek yüzyıl geçmiş olmasına rağmen, Büyük Friedrich [ö. 1786] ve Kayzer Joseph [ö. 1790] gibi, hakkındaki bitmez tükenmez anlatılarla halkın dilinde yaşamaya devam eder; oysa oğlu ve halefi Abdülmecid, vefatı [1861] üzerinden henüz daha beş sene geçmeden, bir üflemeyle sönen mumun zulmeti içinde hakettiği nisyânın karanlığına gömülmüştür.

En önemli cümle
Bâbıâlî bir Asya devleti olarak yaşamına devam edebilecektir ama bir Avrupa devleti olmak isterse inkırazı kaçınılmazdır ve en isteksiz devletler bile günün birinde Çar Nikola’nın tek taraflı olarak öngördüğü paylaşım plânına rıza göstermek zorunda kalacaktır.
Bu kitap neden önemli
• Siyasi tarih ve diplomasiden seyyahlara, sosyal tarihten reformlara ve modernleşmeye kadar geniş bir araştırma sahası bulunan hocaların hocası Prof. Dr. Kemal Beydilli’nin çevirisi. • Diplomat ve Şark uzmanı Georg Friedrich Wilhelm Rosen tarafından kaleme alınmış 2 ciltlik bir eserdir. • 1866 ve 1867 yıllarında iki cilt halinde basılan Türkiye Tarihi, özellikle bir diplomat elinden çıkan bir diplomasi tarihi olması sebebiyle ayrı bir önem taşır. Bu anlamda eser, diplomatik mahfillerde dolaşan bilgiler ışığında ve kullandığı sair önemli kaynaklar ve belgeler muvacehesinde kaleme alınmıştır. • Eski Türkiye’nin sahneden çekilip yeni Türkiye’nin devreye girdiği 1826 yılı ve sonrasını ele alması. • Reforme edilmiş Türkiye’yi Avrupa’nın medenî ülkelerinin eşit bir üyesi olarak bünyesine dâhil etmesine imkân verecek yenileşme girişimlerini konu alması. • II. Mahmud dönemi hadiselerini ayrıntılı olarak aktarması. • Büyük Devletlerin, Türkiye’nin selâmetinden ziyade helâkini hızlandırdığı ve bunun sorumluluğunu Türkiye’nin kendisine yüklediği bir geçiş dönemini gözler önüne sermesi. • Tarafgirlik ve ön yargıdan tamamen uzak olarak Türkiye’nin iyi niyetinin her tarafta teslim edilmesinde etken olmak üzere yalnızca gerçeklere dayalı bir diplomasi tarihi kaynağı olması. • Büyük bir gayretle edinilen başarıların, sonunda karanlık ve ürkütücü teoriler haline dönüştüğü, böylece hasta döşeğine mahkûm bir devlet bedeninin, kelimenin tam anlamıyla sıhhat bulup ayağa kalkmasının mümkün olmadığı bir dönemi resmetmesi. • Rosen’in, henüz bahsi dahi geçmezken daha 1800’lü yıllarda, Osmanlı Devleti’ni Türkiye Devleti olarak tanımlaması ve bu yünüyle müthiş bir tarihsel öngörü sergileyerek öncü olması. • Rosen, ısrarla dile getirdiği, daima ve hemen hemen hiç kullanmadığı Osmanlı yerine tercih ettiği, Türk ve Türk Devleti tanımlama ve ifadeleriyle; ancak asrın sonlarına doğru ortaya çıkacak olan, unutulmuş bir etnik kimliğin en erken tarihlerdeki öncüsü olarak yer edinmektir.
Anahtar kelime
Osmanlı Devleti, Sultan II. Mahmut, Yeniçeriler, YENİÇERİ OCAĞI, Uluslararası İlişkiler, Uluslararası Siyaset, Paris Antlaşması, Georg Rosen, Osmanlı Modernleşmesi, Türkiye Tarihi

Diğer kitaplara göz atın

Yeni
kudus-hacli-kralligi-bir-koloni-devletinin-anatomisi-9786256767713.jpg

Kudüs Haçlı Krallığı: Bir Koloni Devletinin Anatomisi

Timaş Tarih
500.00 TL
Yeni
oyle-gecer-ki-zaman-teoman-durali-kitabi-9786256767683.jpg

Öyle Geçer Ki Zaman / Teoman Duralı Kitabı

Timaş Tarih
550.00 TL
Yeni
parazitler-gocler-ve-dunya-tarihi-9786256767676.jpg

Parazitler, Göçler Ve Dünya Tarihi

Timaş Tarih
275.00 TL