misal-alemi-9786257949217.jpg
Popüler
INSTAGRAM PAYLAŞIMLARI
Bütün insanlar uykudadırlar; ancak öldüklerinde bu uykudan uyanırlar
Marka: Sufi Kitap
Kitaplık: Sufi Kitaplığı
Diziler: Tasavvuf Araştırmaları
Sayfa / Ebat: 256s. / 13,5x21
İlk ve Son Baskı: Nisan’21 / Nisan’21
Baskı Sayısı: 1
Kapak Tasarım:
ISBN: 978-625-7949-21-7
Barkod: 9786257949217
Alt Başlık: Melekût Ülkesine Açılan Kapı
Üst Başlık: "İnsanlar Uykudadır, Ölünce Uyanırlar."
37.50 TL

KDV Dahil Fiyat

Arka kapak

Bu kitabı okumakla, sadece madde ile mana ya da fizik ile metafizik arasında bir köprü görevini gören misâl âleminin sırlı ve büyülü dünyasıyla karşılaşmayacak aynı zamanda insanın içrek ve meçhul ülkesi olan nefisle, nefsin derin katmanlarında gerçekleşen ve beş duyu organın ötesine taşan sıra dışı vakalarla, insanın en önemli manevi silahı olan hayal gücü ile, hâlâ herkes için bir muamma olan rüya âlemiyle, Yaratan’ın insanla diyaloğu olan vahyin keyfiyetiyle, peygamber, mistik ve ariflerin yaşadıkları miraç, şühûd ve keşifle, nebevî hikmetle, ölüm sonrası hayatla ve son tahlilde O’dan başlayıp O’nunla nihayete eren varlık dairesinin merhaleleriyle de karşılaşacaksınız.

Bilinenden bilinmeyene doğru bir yol takip eden akıl sahibi insanın metafizik arayışı, merakı ve aşkı büyük oranda madde ile ilişkili olan ama özü itibariyle madde olmayan nefs üzerine yoğunlaşmıştır. Fizikten metafiziğe, bilinenden bilinmeyene ve duyusal âlemden akledilir âleme doğru kanat çırpmaya her daim meyilli olan insan için bitişik misal âlemi olan nefs ve özellikle nefsin en güçlü boyutu olan yaratıcı hayal gücü ile insan denen meçhulü tanımaya ve ayrık misal âlemi olan kozmik ara âlemiyle de kozmolojik varlık mertebelerine kapı aralanabilir. Bu bağlamda elinizdeki kitap, âfak ve enfûsu diğer bir ifadeyle evren ve insanı tanıma ve anlama teşebbüsüne girmiş, sırlı ve mahrem dünyalara nüfuz etmiş, insanın metafizik teşne ruhunu teskin etmeye soyunmuş görünmektedir.

 
Editörün görüşü
Bu kitap tasavvuf düşüncesinde iki önemli akım ekseninde cismani ve ruhani alemlerin ortasında bir alem olarak vasıflandırılan misal alemine dair geniş bir açıklama getirmektedir. Hem İslam düşüncesinin önde gelen eski mütefekkirlerinin hem de mutasavvıfların konuya bakışı verilmek suretiyle temel bir çerçeve takdim edilmekte. Bilhassa kitapta öne çıkan konulardan biri rüya bahsidir. Kuran ve Sünnet perspektifi sunulduktan sonra özellikle tasavvuf zaviyesinden bu ilgi çekici konu farklı yönleriyle ele alınmıştır. Kitabın ana omurgası ise Ekberi ve İşraki geleneklerinin Misal alemine getirdikleri tanımların benzeşen ve farklılaşan yönlerinin tebarüz ettirilmesidir. Yazar Buşra Arslan Meçin Hanımefendi akademisyendir. Özellikle Arapça ve Farsça kaynaklara nüfuzu vardır.
En önemli cümle
“Misal âlemi; maddî ve ruhanî âlemin her ikisinin de niteliklerini taşıyan, her iki âlemi bir araya getiren ve birleştiren Mecmau’l-bahreyndir.”
Bu kitap neden önemli
Bu kitap geçtiğimiz asrın başında yaygın bir felsefi ekol ve yaşayış biçimi olan materyalizmin her şeyi maddeden ibaret gören düşüncesine karşı tasavvufi bir bakış sunmakta. Özellikle Kur'an ve Sünnet üzerinden görünen ve görünmeyen (mülk/melekut) alemlerin arasında bir başka alemin olduğunu ortaya koymaktadır. Bu alem ne tam ruhanidir ne de tam cismani. İkisi arasında ve ikisinin de özelliklerini taşımaktadır. Kitap öncelikle genel olarak Misal alemine dair tanımlamalar getirir. Daha sonraki bölümünde İslam hükemasının/düşünürlerinin misâl âlemini nasıl gördükleri, tanımladıkları ve tarif ettikleri hususunda farklı yaklaşımları cem etmekte; bir bakıma bu konu özelinde bir düşünce tarihi analizi yapmakta. Burada bilhassa misâl âleminin en mühim örneklerinden biri olan rüyanın keyfiyeti anlatılmaktadır. Ayrıca, konuyla yakından irtibatlı olan "vahy" meselesi de bu bağlamda ele alınmakta. Miraç bahsi de bu arada ele alınan konulardan biridir. Misal aleminin sembolik dili üzerine hem soyut hem de somut izahlar yapılıyor. Özellikle tasavvuf alanında sıkça zikredilen ricalülgayb, aktab, kutub vs.. gibi şahıslara dair açıklamaların anlam kazanması işte bu misal aleminin bilinmesine bağlıdır. Kitabı özel kılan bir yön de son bölümünde ayrıntılı işlediği bir bahistir. Tasavvuf tarihinde kendine mahsus düşünce sistematiği olan Sühreverdi'nin açmış olduğu İşrakilik ve İbn Arabi'nin başını çektiği Vahdet-i Vücud ekollerinin bu ara formu nasıl tanımladıkları ilginç örneklerle ortaya konulmuştur. Masallarda anlatılan Kaf Dağı gibi, misal ve melekut alemine dair tedavülde olan Câbelkâ, Câbelsâ ve Hurkalyâ gibi hârikulâde şehirlerin ne olduğu okuyucunun ilgisini çekecektir. Kitap özellikle Tasavvuf düşüncesi ve doktrini bağlamında belli bir okuyucu kitlesinin dikkatini çekecek niteliktedir.
Anahtar kelime
İbn Arabi, Rüya, Keşf, Sühreverdi, Ekberilik, İşrakilik, Davud-i Kayseri, Cabelka, Cabelsa, Hurkalya, Ashab-ı Kehf, Ruh, Nefs, Cismani

Diğer kitaplara göz atın